İstanbul Tasarım Merkezi

Adres

İnternet

İletişim

Saatler

Yaş

Ücret

Buhara Özbekler Tekkesi, Binbirdirek Mahallesi, Şehitmehmetpaşa Yokuşu Sokak, No:40,

Sokullu Mehmetpaşa Camii Karşısı, 34122, Sultanahmet, Fatih, İstanbul

0212 458 61 61

10.00-18.00

7 Yaş üstü

Ücretli – ücretsiz, aktivitelere göre değişmekte

Kaplumbağa’nın yolu bugün Çemberlitaş’ da bulunan İstanbul Tasarım Merkezine düştü. Dar

bir yokuşta bulunan bu tarihi yapı aslında bir özbek tekkesi. 17. Asırdan günümüze ulaşan bu yapı,

tarih içerisinde farklı alanlarda kullanılmış olsa da şimdi tıpkı mimarisi gibi genç-yaşlı her kesimden

insanın tasarımlarını üretmesine vesile oluyor.

Kaplumbağa tıpkı diğer mekanlarda olduğu gibi içeriyi keşfetmek için acele ediyordu. Binanın dış

cephesinden de görülen iki farklı binanın bir minareyle ortadan birleşimi, hem diğer mekanlardan

ayrılıyor hem de geçmişe doğru bir yolculuğa sürüklüyor sizi.

Kaplumbağa, taş duvarların ardına ilk girişiyle kendini değerli ve özel hissetmeye başlamıştı. Çünkü

yüzyıllardır insanlara hizmet eden bu mekanı keşfetmeye hak kazanmış olması onu oldukça

duygulandırmıştı. Küçük, üç katlı bu yapının, türk mimarisinde avlu denilen orta boşluğunun üzeri

açıktı. Böylece yaz-kış kurslarına devam eden öğrenciler, hem istedikleri zaman gökyüzünden ilham

alabiliyor hem de dışarıda neler olduğunu bilebiliyordu.

Ulaşım ve konum açısından arada kalan bir mekan olsa da çocukları ve yetişkinleri buraya çeken en

temel şey kaplumbağaya göre “samimiyet”idi. Çalışanlarıyla, ortamıyla hatta açılan atölyeleriyle aile

sıcaklığını hissettiren bu şirin mekanın belki de tek dezavantajı, sınıfların az olması sebebiyle sınırlı

sayıda öğrenci alıyor olması. Ama kaplumbağanın gördüğü kadarıyla yetkililerin İSTEKLERE ellerinden

geldiğince cevap vermeye çalışıyor olmaları.

Her yaş grubuna hitap eden kursların olması burayı çocuk mekanı kategorisinden çıkarıp çocukların ve

yetişkinlerin aynı anda yararlanabileceği bir eğitim kurumuna çeviriyor. Çocukların böyle bir ortamda

bir şeyler öğrenmesi çok kıymetli. Çünkü yeni şeyler öğrenmek için hayatın koşuşturmasından zaman

ayıran abiler,ablalar belki amca ve teyzeleri görmek bir çocuk için “öğrenmenin anlam ve önemini”

keşfetmesi açısından belki de bir yol haritası olabilir.

Ebeveynlerle çocukları için düzenlenen ortak bir kurs olmasa da hem ebeveynler hem de çocuklar için

ayrı kurslar mevcut. Aynı mekanda anne ya da babasıylka farklı kurslar alan bir çocuğun anne ve

babasının ilgilendiği alanları, gösterdikleri çaba ve azme şahit olmaları belki de anne ve babalarına

yeniden hayran olmaları için bir vesile olabilir bu atölye. Örneğin kaplumbağa’nın oldukça ilgisini

çeken bir atölye vardı, ismi “ Çocuk Kitabı Resimleme ve Karakter Tasarımı Atölyesi “. Çocuğunun

belkide en sevdiği kitap kahramanını resmeden bir anne baba düşünün…

 

Bu düşünceye dalan Kaplumbağa, içinden şöyle dedi: “Bunu düşünmesi bile çok heyecan verici! Belki

bir gün bende bunu başarmak için emek verebilirim”. Ayrıca mekanda sadece atölye değil zaman

zaman sergiler, seminerler hatta uluslarası faaliyetler olabilmekte. “Uluslarası demişken şunu da

eklemeyi unutmayalım” dedi Kaplumbağa: “Burada farklı dil ve kültürden gelen birçok çocuk

bulunmakta. Böylece çocuk veya yetişkin herkesin tek bir dil ve ırkdan arkadaşı olmayacak. Geniş bir

çevreye sahip olmaları, farklı kültürleri tanımaları, farklı bakış açıları kazanmaları da mümkün olacak.

Mekanda emzirme odası veya çocuk oyun alanı benzeri bir hizmet yok ama mescid bulunmakta.

Burayı tekrar ziyaret etmeyi ve kurslarına kayıt olmayı düşünen Kaplumbağa, diğer mekanlara gitmek

üzere yola koyuldu.

 

Merhaba, kaplumbağa bugün sizinle tanışmaktan ve burada bulunmaktan oldukça mutlu

Sorularımıza geçecek olursak: Lütfen kendinizi tanıtır mısınız? Tasarım Merkezi’ndeki göreviniz

nedir?

Merhaba, Ben Mehmet. İstanbul Tasarım Merkezi’nde öğrenci işleri sorumlusuyum. Atölyeleri,

programları kordine ediyorum, öğretmenlerle iletişimi sağlıyorum ve öğrencilerin kayıtlarını

yapıyorum. Aslında elimden geldiğince birçok işe ben bakıyorum

Bu merkezin hikayesini ve tarihini öğrenebilir miyim? Nasıl başladı? Kuruluşunun arkasındaki fikir

ve teşvik kaynakları nelerdir?

Burası tarihi bir mekan. 1962’de Buhara Özbekler tekkesi olarak yapılmış. Buhara’dan ve

Özbekistan’dan hacca gitmek isteyen kişilerin konaklama mekanı olarak kullanılmış. Ama süreçte

cumhuriyet döneminde tekkeler kapandıktan sonra aslında burası özel izin ile 1952 tarihine kadar

açık kalmış. O tarihe kadar Şeyh burayı farklı amaçlar doğrultusunda bir şekilde devam ettirmiş.

Örneğin: özbeklerle ilgili birkaç tane dernek kurulmuş gençlik derneği gibi. Daha sonradan özbek ve

türkistanlı öğrencilerin ücretsiz kalabileceği bir yurda dönüşmüş. 1952’de şeyh öldükten sonra şeyhin

ailesi-gelinleri tarafından kullanılmış. Fakat onların da maddi durumları iyi değilmiş herhangi bir

gelirleri de yokmuş bu yüzden buranın birçok bölümünü kiraya vermişler. Bir kısmında hala

öğrenciler kalmaya devam etmiş. 1980’den sonra bakımsız hale gelmiş ve 90’lara gelmeden aile

çıkarılmış. Burası vakıflara ait bir bina. 1990-2006 yılları arasında kapalı kalmış. Kapısı tuğla ile

örülmüş sahipsiz kalmış. Hatta tinercilerin, sahipsiz insanların kaldığı bir yere dönüşmüş. 2006-2008

yılları arasından İBB tarafından restore edilmiş ve 2008’de Istanbul Tasarım Merkezi olarak faaliyete

başlamış. Ayrıca Ensar vakfına bağlı bir kuruluş.

Peki burada ne tür aktiviteler, programlar yapılıyor?

Tasarım ve sanat alanında bir çok çalıştay, serge, atölye ve seminer düzenliyoruz. Ücretli ve ücretsiz

birçok etkinliğimiz mevcut. Şuan ücretsiz olarak İstanbul Kalkınma Ajansıyla birlikte bir proje

yapıyoruz. Bu proje kapsamında yaklaşık 30 öğrenci bir sene boyunca ücretsiz eğitim alıyor. Karakter

animasyonu ve Oyun tasarımı atölyelerimiz için gösterilebileceğimiz örneklerimizden. Uluslarası

öğrencilere dönük de atölyelerimiz oluyor.

İstanbul Tasarım Merkezi’nin sahip olduğu en büyük hedef/hayal/değer nedir?

Buranın belli bir misyonu var tabiki. Bunun başında erdemli öğrenciler yetiştirmek, sanatı yaymak,

yenilkçi tasarımlar çalışmalar ortaya koymak denilebilir. Özellikle burada geometrik desenler üzerine

birçok çalışma yapılıyor. Türkiye’de geometrik desenler üzerine ilk defa çalıştaylar burada düzenlendi.

 

Burası öncü kuruluş da diyebiliriz. O bağlamda yurtdışından gelen hocalarımızla eğitimlerimiz devam

ediyor. Örneğin Cumartesi günleri eğitim dili ingilizce olan bir geometrik desen atölyemiz var.

Yenilikçi eğitimlerde desenler, tasarımlar oluşturmak hedeflerimizden.

Aslında farklı dil kültürden insanlara bu anlamda destek veriliyor.

Tabiki mesela çocuklarla resim atölyesinde farklı kültürden çocukalrımız var. Örneğin 10 kişilik sınıfta

3 tane İranlı öğrencimiz var ingilizce eğitim alıyorlar. Hemen hemen diğer sınıflarımızda da iran, mısır

gibi farklı dil ve kültürden öğrencilerimiz mevcut.

 

Peki buranın yeteri kadar tanındığını ve ilgi gösterildiğini düşünüyor musunuz?

Burası Ensar vakfına bağlı olduğu için ticari amaç gütmüyor bu yüzden reklam yapmıyor. Kendi

kitlemize ulaşmaya çalışıyoruz ama yeterince tanınmış değil bence Çünkü burada verilen eğitimleri ilk

defa duyan kişiler çok şaşırıyor. Bİr de mekanımız biraz alt tarafta sokak arasında kalmış gibi kimse

bilmiyor burayı bu anlamda biraz tanınmaya ihtiyacı var.

Bu müzede çalışmak sizin için ne ifade ediyor?

Benim için çok güzel bir duygu tarihi bir mekanda işimi severek yapıyorum. İletişim kurduğum

insanlarla güleryüzlü ve adil davranmaya onları kırmamaya çalışıyorum. Bütün sorylarına cevap

vermey çalışıyorum ve elimden geldiğince bütün konularda yardımcı olmaya çalışıyorum. Sosyal

medya hesaplarına da ben bakıyorum gece 12 de olsa sorulan sorulara cevap vermeye çalışıyorum.

 Kurum çoçukların gelişimini nasıl/hangi açılardan desteklediğini düşünüyorsunuz?

Öncelikler kurum, çocuklara ve ailelerine “güven duygusunu” aşıladığını düşünüyorum. Bunu gelen

velilerimizde her seferinde belirtiyor zaten. Çünkü çocuklarını gönderecekleri güvenilir kurumlar çok

az. O bağlamda buraya gelen veliler genelde memnun. Çocuklar için sevilen bir mekan olmak, onların

psikolojik ve fizyolojik her açıdan desteklenmeleri için önemli bir faktör bence. Öyle ki normalde

çocuklar okula giderken zorla kalkmalarına ragmen buraya gelmek için erkenden kalkıyorlar ve en

önemlisi bunu hevesle, severek yapıyorlar. Severek yapılan bir işte gösterilen başarı için şu örneği

verebiliriz: Hiç resime yeteneği ve ilgisi olmayan çocukların, çok güzel resimler yapabildiklerini ortaya

çıkardıklarını burda tecrübe ettik. Bazı öğrenciler kendini ifade etmeyi, konuşmayı, bir arkadaş çevresi

edinmeyi burada öğreniyorlar. Hocalarımız da onları psikolojik açıdan desteklemeye, onlar için farklı

taramalar uygulamaya çalışıyorlar. Mesela “Bir İnsan Çiz” etkinliği doğrultusunda yorumları ailelerle

paylaşıyorlar ve bu uygulamadan aileler çok memnun.

Peki şuan vermiş olduğunuz atölyelerin yanı sıra gelecekte açılmasını planladığınız atölyeler var mı?

Bunun hakkında çalışmalar yapılıyor mu ?

Tabi yapılıyor. Aslında “Renkli Düşünceler” atölyemiz yeni. Çocukların müzik gelişiminde masal anlatıp

onların iç dünyalarına hitap eden atölyeler de yeni başladı. Yazın yeni yaptık.

 

Çocuklar ve aileleri için ne gibi programlar ve aktiviteler düzenliyorsunuz? Neden bu programların

önemli olduğunu düşünüyorsunuz?

Çocuklarla “5 Gün 5 Tasarım” atölyesi yapıyoruz. 7 yıldır yapılıyor 5 gün 5 farklı atölye; tezhip, ebru,

resim, semarik vb. gibi her yıl değişiyior. Mesela geçen yıl kısa film atölyesi vardı. Çocuklar burada

sadece sinemayla değil aslında bir nevi kamera, senaryo gibi şeylerle de tanışmış oluyorlar. Hocamız

atölye öncesinde öğrencilerden birer senaryo yapmalarını istiyor. Orada herkes kendi senaryosunu

yapıp okuyor ve çekim yapılacak senaryoyu çocuklar kendileri belirliyor. Aslında burda çocuklara söz

hakkı verilmiş oluyor ve bunun sonucunda her birine birer görev düşüyor yardımcı/baş rol oyuncu

gibi. Çocuklar bir nevi filmi kendileri çekmiş oluyor ve bu kısa film de onları çok mutlu ediyor. Seramik

atölyemiz de çamurda yapıldığından ve her çocuk kendi tasarımı üretebildiğinden çok seviliyor. Yine

benzer alanlarda yetişkinler için de atölyelerimiz mevcut.

Peki atölyeleriniz hangi yaş çocuk gruplarına yönelik?

7 - 13 yaş. Çok istekde bulunuyor şuan 5 yaş çocuklar için. Fakat şartlardan dolayı şuan onlar için bir

atölyemiz yok belki ilerde şartlar değişirse olabilir.