Deniz Müzesi

Adres

Deniz Müzesi Komutanlığı Sinan Paşa Mh. Beşiktaş Cad. 6/1 Beşiktaş / İstanbul

İletişim

Süre

Yılbaşı, dini bayramların ilk günü ve Pazartesi günleri

kapalı; haftaiçi 09:00-17:00, haftasonu 10:00-18:00 saatleri arasında açıktır.

Yaş Gurubu

7-77 arası herkes

Ücret

ücreti yetişkinler için 10 tl, öğrenciler için ücretsizdir.

Bugün Kaplumbağamız “İstikamet Deniz Müzesi, İleri!” dedi ve kendini her yaştan insanın hayatında mutlaka bir kere ziyaret etmesi gereken Beşiktaş Deniz Müzesinde buldu. Beşiktaş’ın deniz kokusu hoşgeldin dercesine karşıladı onu. Meraklı gözlerle müzeye giriş yaptı ve acaba nereden başlasam diye düşündü. İlk girişte onu karşılayan devasa gemileri görünce adeta büyülendi. Birbirinden güzel bu gemileri inceleme fırsatı bulan Kaplumbağamızın keyfine diyecek yoktu. Deniz Müzesi, Osmanlı Deniz Tarihi’nin nadide

parçalarını bünyesinde barındırdığı gibi denizcilik tarihi için de ziyaretçilerine eşsiz bir

deneyim sunmaktaydı. Türkiye’nin en büyük deniz müzesi olma özelliğini taşımasının yanı

sıra tarihin ilk askeri müzesi olduğunu öğrendi.

Kaplumbağa Deniz Müzesi’ne adım attığı andan itibaren denizcilik tarihinin koridorlarında

yürüme imkanı buldu. Kapıdan girince onu ünlü denizcilerin büstleri ve müzenin ilk

kurulduğu zamana ait olan giriş levhaları karşılamaktaydı. Merdivenlerden indiği andan

itibaren müzenin ilk bölümü olan “Ana Teşhir” kısmına giriş yaparak Osmanlı dönemine ait

büyük formdaki gemileri inceleme fırsatı doğdu meraklı kaplumbağaya.

Müzenin ilk katını dolaştıktan sonra ikinci kata çıkmasını sağlayan rampaya ulaştı. Bu

rampa boyunca duvarlarda yer alan minyatürler, müzede olmayan diğer koleksiyon

parçalarının zihinlerde canlanmasına olanak sağlamaktaydı. Ayrıca rampanın merdiven

formunda oluşmaması bebekli ve yaşlı ziyaretçileri için müzeyi dolaşmayı kolaylaştırıcı

unsurdu. Müzenin ikinci katında “Tarihi Kayıklar Galerisi” sergilenmekte. İkinci katın

bitiminden sonra müzenin sergi alanının yer aldığı diğer binaya ulaşmak için bir koridorla

karşılaşılaştı. Bu koridor galeri ve sergi alanını bağlayan bir köprü vazifesi görmekteydi.

Sergi alanında tematik olarak düzenlenen yedi bölüm yer almakta. Bu bölümler Osmanlı

Dönemi Donanması, Cumhuriyet Dönemi Donanması, Geçmişten Günümüze Bahriye

Kıyafetleri, Şehitler ve Gaziler, Atatürk, Yavuz ve Tarihi Dalgıç Malzemeleri olarak tasnif

edilmişti.

Bölümlerde 11. yüzyıldan Cumhuriyet’in ilanına kadar Osmanlı Denizciliği,

Çanakkale Savaşı’ndan başlayarak Cumhuriyet Tarihi için eşsiz eserlerin yer aldığı

koleksiyon parçaları, Mustafa Kemal Atatürk’ün deniz gezilerinde kullanmış olduğu çeşitli

eşyalar ve objeler ve Kurtuluş Savaşı Dönemi tarihinin en önemli sembollerinden olan Yavuz gemisine ait orjinal parçalar yer almaktaydı. Yaklaşık 20.000 eseri bünyesinde barındıran Deniz Müzesi, giriş katında yer alan Açık Sergi Alanı ile birlikte eşsiz bir deneyim sundu Kaplumbağamıza.

Müzede yer alan çocuk alanında çeşitli etkinlikler düzenlenmekte ve denizcilik

hakkında çocuklar için eğitici öğretiler verilmekte. Günümüzde tadilatta olan bu kısım yakın

zamanda açılacak olup, gerek mekansal gerekse içerik anlamında geliştirilmek üzere

restorasyon sürecini devam ettirmekte. Ayrıca sergi alanında yer alan sinevizyon bölümü ile

birlikte müze deneyimi görselleştirilerek başta çocuklar olmak üzere tüm ziyaretçilerine

denizcilik tarihinin kısa belgeselini izleme imkanı sunmakta.

Meraklı Kaplumbağa kendi gibi meraklı gözlerle etrafı inceleyen bir grup gençle

sohbet etme imkanı yakaladı. Onları fotoğraf çekerken yakalayan kaplumbağa lise öğrencisi

olduklarını öğrendi.Bu üç genç arkadaş Beşiktaş’ta gezerlerken çok duydukları müzeye de

geçerken uğramak istemişler. Hüma,müzenin denize nazır olmasını ,Sena neredeyse bir

koleksiyon diyebileceğimiz göz kamaştırıcı gemileri, Büşra ise müzenin her alanda fotoğraf

çekilecek nesneler olmasını çok sevmiş. Öyle ki Kaplumbağa bile Büşra’yı fotoğraf çekerken

yakaladı. Büşra fotoğrafçılığa meraklı bir gençmiş ve kendine obje olacak her şeyi çekmeyi

hobi edinmiş. Deniz Müzesi de böylece Büşra için biçilmiş bir kaftan olmuş. Kaplumbağanın

gözü gençlerle sohbet ederken müze içinde koşuşturup duran bir miniğe takıldı. Tahminlerine göre yeni yeni yürümeye başlamış olan bu minik bir yandan koşturuyor bir yandan şaşkınlıkla kocaman gözlerle etrafına bakıyordu. Ne kadar şu an bulunduğu ortamın bilincinde olmasa da tarihin ambiyansı onu da etkilemiş diye düşündü Kaplumbağa ve gülümseyerek o da kendini ortamın akışına bıraktı. Şimdilik Kaplumbağa’dan bu kadar. Bir sonraki rotada görüşmek üzere..

 

NOT:

Ulaşım: Yer aldığı merkezi konum sayesinde gerek Anadolu Yakası, gerekse Avrupa

yakasından müzeye kolayca ulaşım sağlanmaktadır. Anadolu Yakası’ndan gelen ziyaretçiler

için Üsküdar-Beşiktaş, Kadıköy-Beşiktaş, Adalar-Beşiktaş hatlarında çalışan vapur ve

motorlarla müzeye rahatlıkla ulaşım sağlanmaktadır. Avrupa Yakası’ndan gelecek ziyaretçiler için ise Bağcılar-Kabataş tramvay hattı, İETT otobüsleri ve Beşiktaş’a gelen dolmuşlar müzeye ulaşmayı kolaylaştıracaktır.

Mekanın Sunduğu İmkanlar:Arabanızı müzenin karşısında bulunan katlı otoparka

bırakabilirsiniz. İçeride soluklanabileceğiniz kafeteryası bulunmaktadır. İçeride bebeğiniz için bebek bakım odası bulunmaktadır. Beşiktaş merkezde olduğu için ulaşım açısından rahatça ulaşabileceğiniz bir mekan. Bebek arabasıyla giriş zor olmayacaktır.