Eric Carle Resimli Çocuk Kitapları Müzesi

Eric Carle Museum

 

Yolunuz bir gün Amherst’ e düşerse, yapmanız gereken ilk iş etraftaki sayısız elma ağacının cazibesine kapılmadan dosdoğru Eric Carle Resimli Kitap Sanat Müzesine (Museum of Picture Book Art)’ a gitmek olmalı. Kaplumbağa bu seferki gezisinde tam olarak öyle yaptı. Etraftaki güzel ağaçları ve kırmızı elmaları aç tırtıllara bırakarak Eric Carle Müzesinde gezinmeye ve sanat eğitimcisi Meg Nicol ile sohbet edip röportaj yapmaya gitti. Meg Nicol, müzedeki iki sanat eğitimcisinden biri. Müzede çocuklardan, yetişkinlere; okul öğretmenlerinden ve kütüphanecilere kadar yaratıcı sanatlarla ilgilenen herkese yönelik görsel sanat programlarını ve planlamasını yönetiyor. Ayrıca müzede her gün gerçekleşen keyifli sanat atölyelerini tasarlıyor.

 

Kaplumbağa’ nın bu gezisinden bazı notlar:

 

* Meg Eric Carle müzesinde çalışan herkesin resimli çocuk kitaplarını çok sevdiğini söyledi. Müze ailesi olarak en büyük hayalleri sanat, okuma ve resimli çocuk kitapları sevgisini herkese yaymakmış. Meg, ‘’Müzeyi ziyaret eden herkesin buradaki heyecanı hissetmesi ve resimli kitapların sunduğu harika deneyimi tecrübe etmesini istiyoruz’’ diyor.

 

* Eric Carle dünyada pek çok çocuğun iyi bildiği, Aç Tırtıl, Dünyayı Gezmek İsteyen Horoz, Ben Tembel Değilim! gibi enfes resimli kitapların yazarı ve çizeri. Kendisi şu an yaşlı bir dede ve hala çalışmalarına devam ediyor. Eric Carle müzesi onun ve eşi Barbara Carle’ ın resimli kitap sanatları sevgisini başkalarıyla paylaşmak için açtıkları müze. Amerikada bu tür müzelerin ilki. Eric Carle ve eşi müze fikrini birlikte geliştirmişler. İkisi Japonya’ da benzer müzeleri ziyaret etmişler ve müzeyi kurarken de bu gezdikleri yerlerden de ilham almışlar. Meg ikisinin de resimli kitap sevgisini paylaşmayı, müzeye gelenlere ilham vermeyi, kitap okuma sevgisini teşvik etmeyi çok istediklerini söylüyor.

 

Müzede 3 galeri alanı var ve galerilerin bir tanesi Eric Carle’ ın eserlerine ait. Müzeyi Kaplumbağa ziyaret ettiğinde bu galeride Eric Carle’ ın kitaplarındaki mevsim çizimleriyle ilgili bir sergi vardı. Carle’ ın tüm çizimleri gibi ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış illüstrasyonları kendine has üslubuyla çok güzel.

* Müze genç bir müze olmasına rağmen dünyada pek çok müze ile sergi alışverişi yapıyormuş. Diğer iki galeri alanında bu sergiler yer alıyor. Bunun dışında Eric Carle müzesinin içinde harika bir resimli çocuk kitapları kütüphanesi var. Bu kütüphaneyi ziyaret ederseniz istediğiniz kadar kitap okuyabilirsiniz. Kitapların yazar isimlerine göre değil de illüstratör isimlerine göre dizilmiş olması da kütüphanenin diğer kütüphanelerden farklılaşan özelliklerden biri. Kütüphanede hikaye saatleri düzenleniyor, sanat aktiviteleri için malzemeler yer alıyor. Kaplumbağa müze eğitimcilerinden Susan Norton’un düzenlediği hikaye saatine katıldı, çok sevdiği Aç Tırtıl kitabını tekrar dinledi. Müzenin diğer bir bölümü ise sanat stüdyosu. Müzeye gelenler, tüm gün boyunca buradaki malzemeleri kullanarak sanat projelerini yapabiliyorlar.Müzede kitap söyleşilerinin, kitap gösterimlerinin yapıldığı bir salonun yanı sıra müzenin etrafını saran çeşitli aktivitelerin de yapıldığı kocaman bir bahçesi var. Müzede çok çeşitli aktiviteler düzenliyor, aynı zamanda Eric Carle müzesi bir üniversiteyle birlikte çalışıyor. Müzenin programı çerçevesinde kitapların illüstratörleri çocuklarla ve aileleriyle buluşmaya geliyor, bazen bir hikaye saati düzenliyorlarmış. Bazen de iç mekanı ya da bahçeyi kullanarak sanat atölyeleri yapıyorlarmış. Meg kitap okumayı desteklemek için düzenledikleri bazı programları da anlattı. Aynı zamanda kitaplarını, malzemelerini çantalarına atıp okullara, toplum merkezlerine de gidip orada da çalışmalarını gerçekleştiriyorlarmış.

Meg, en önemsedikleri meselelerden birinin tüm yaş gruplarına, toplumun her kesimine bu sanatı ulaştırmak ve herkesi müzede güzel bir şekilde ağırlamak olduğunu söylüyor. Müzenin nesiller arası bir alan oluşturması dikkate değer. Özelikle sanat stüdyosu bölümünün güzel özelliklerinden biri çocukların anne-babaları, kardeşleri, büyük anne-babaları, arkadaşları ile birlikte resim çizme, bir sanat projesi yapma imkanı sunması. Meg bu aktiviteler sırasında çocuk ve aileler arasındaki iletişimi görmekten çok mutlu olduğunu, ailelerin birlikte sanat eserlerine bakıp bunlar hakkında konuşmasını çok özel bulduğunu söylüyor. Müze, çocuk gelişimine aile ve arkadaş iletişimini güçlendirmekle birlikte başka alanlarda da katkı sağlıyor.  Bunlardan birisi sergilerde test edebilecekleri, dokunabilekleri materyallerin, oyuncakların da bulunması. Bunun yanı sıra Meg, çocukların kendilerini istedikleri şekilde ifade etmelerini desteklemek için uğraştıklarını ifade ediyor.

 

Meg bir sanat eğitimcisi olarak bu müzede çalışmanın kendisi için çok anlamlı ve özel olduğunu söylüyor. ‘’İnsanların bir araya gelip birlikte sanatı deneyimlediği, ilham verici alanların olmasını çok önemsiyorum. Burada da herkes bir araya gelip, sanat ve hikaye anlatıcılığı yoluyla keyifli bir sanat deneyimi yaşıyor. Böyle bir yerde çalışmak benim için bir ayrıcalık’’ diyor.

 

Müzelerin yaşayan, yerinde duramayıp okullara, başka ülkelere seyahat eden müzeler olması bence çok güzel. Bir müzenin özellikle öncelikle çocukların düşünülerek tasarlanması da. Ama bu gibi müzelerin en güzel özelliği çocukların, aileleri, arkadaş gruplarını bir araya gelmelerine, birlikte keyifli zaman geçirmelerine, bir sanat eseri üzerinde birlikte çalışmalarına, sohbet etmelerine, birbirlerine hikaye anlatmalarına izin veren fiziksel alanları, ortamları oluşturmaları, programları tasarlamaları. Böyle olunca bebeklerin, çocukların, yetişkinlerin, dedelerin/ninelerin birlikte heyecanlanması, birbirlerini tanıması, birbirlerini desteklemesi daha kolay oluyor sanırım.  :)

Müze hakkında detaylı bilgi için: https://www.carlemuseum.org/